OSMANLI'DAN CUMHURİYET'E ARKEOLOJİNİN TARİHİ

OTURUMLAR, MODERATÖRLER VE KONUŞMACILAR

SALT GALATA

1. OTURUM
Moderatör: Prof. Dr. Nora Şeni, Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü



2008’den bu yana Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü müdürlüğü görevini yürüten Nora Şeni, Notre Dame de Sion Fransız Lisesi’nden mezun olduktan sonra Fransa’da İktisat okudu. Doktora eğitiminin ardından, Paris VIII Üniversitesi Şehircilik Bölümü’nde öğretim üyesi oldu. Doktora tezi, Emperyalist Sistemde Kontrol Sanayii (Birikim Yayınları, 1978) başlığıyla kitaplaştırıldı. Tarih, kent tarihi ve antropolojisi konularında araştırmalar yaptı. Marie ve Marie – Konstantiniye’de Bir Mevsim 1856-1858 (Métropolis, 1998 ; İletişim, 1999); Camondolar-Bir Hanedanın Çöküşü [Sophie Le Tarnec ile birlikte] (Actes Sud, 1997; İletişim, 2000; Kitap Yayınevi, 2010); Seni Unutursam İstanbul… (Kitap Yayınevi, 2008); Oryantalizm ve Hayırseverliğin İttifakı (La Martinière, 2005; YKY, 2009); Naissance du « devoir d’ingérence » - Le voyage d’Adolphe Crémieux en Égypte 1840 (ISIS, 2011) ve İstanbul’da Özel Kültür Politikaları ve Kentsel Alan (Bilgi Üniversitesi Yayınları-Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2011) adlı kitapları ve bilimsel dergilerde, çoğunluğu Fransızca yazılmış makaleleri yayımlandı. Sürdürmekte olduğu çalışmalar arasında, belgesel film yapımcılığı da bulunmaktadır.

“Kalıntıların Şiirselliğine Karşı Anastilosis: Arkeoloji ve Estetik”
Konuşmacı: Prof. Dr. Sophie Basch, Paris-Sorbonne (Paris IV) Üniversitesi, Fransızca Edebiyat Bölümü



Türkiye’de yapılan restorasyonlar, Yunanistan’da olduğu gibi, 1964 Venedik Tüzüğü’nde belirtilen restorasyon ilkelerine göre gerçekleştirilmektedir. Ancak, çoğu zaman sitleri birer eğlence parkına dönüşme tehdidiyle karşı karşıya getiren ve yeni bir tür şiddet sayılabilecek anastilosis, bilim ile estetik arasında bir kırılmaya tanıklık etmiştir. Ankara’daki Augustus Tapınağı’nın kazısını yapan George Perrot’nun arkeolojik ve edebi metinlerinden hareketle, konuşmada, bu yeni “bilgisizlik şekli”nin sorgulanması amaçlanmaktadır.

Paris-Sorbonne (Paris IV) Üniversitesi Fransız Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Sophie Basch, Le Mirage grec (1995) ve Les Sublimes Portes: D’Alexandrie à Venise, parcours dans l’Orient romanesque (2004) kitaplarının yazarıdır. Ayrıca, Belçika Kralı II. Leopold’un Voyage à Constantinople en 1860 (1997) ve Gaston Maspéro’nun Ruines et paysages d’Égypte (2000) adlı kitaplarının yanı sıra Le Voyage en Grèce, 1934-1939 (Alexandre Farnoux ile, 2006); Pitres et Pantins: Transformations du masque comique, de l ’Antiquité au théâtre d’ombres (Pierre Chuvin ile, 2007); Alexandria ad Europam (Jean-Yves Empereur ile, 2007); Les Frères Reinach (Michel Espagne ile, 2008) ve son olarak, Alphonse de Lamartine’in Souvenirs, impressions, pensées et paysages pendant un Voyage en Orient (1832-1833); ou, Notes d’un voyageur (2011) adlı eseri ile Şark Meselesi üzerine konuşmalarını konu alan kitabın (hazırlık aşamasında) editörlüğünü (Henry Laurens ile) üstlenmiştir. 2004’te, École Française d’Athènes’te La Métamorphose des ruines: L’influence des découvertes archéologiques sur les arts et les lettres başlıklı bir kolokyum düzenlemiştir.

“Fotoğraflanan Arkeoloji: 19. Yüzyılda ve 20. Yüzyıl Başında Osmanlı Eski Eserlerinin Görsel Keşfi”
Konuşmacı: Prof. Dr. Frederick Bohrer, Hood College, Sanat ve Arkeoloji Bölümü



Bu konuşma, erken dönem arkeolojik fotoğraf örnekleri ile bu fotoğrafların kitap, albüm ve dergilerdeki dolaşımına odaklanacak. Konuşmada özellikle, fotoğrafın bir araç olarak erken dönem arkeoloji ve koleksiyon araştırmacılarının ihtiyaçlarına nasıl cevap verdiği konusu ile söz konusu fotoğrafların dolaşıma girmesinde hangi etkenlerin rol aldığı irdelenecek. Bu inceleme ile fotoğrafın, arkeologlar için neyi görselleştirdiğinin yanı sıra, aynı zamanda nerede tıkandığı veya neyi tamamen görselliğin dışında bıraktığının da tartışılması amaçlanıyor.

Sanat ve Arkeoloji profesörü Frederick Bohrer, doktorasını 1989’da, Columbia Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nde “A New Antiquity: The English Reception of Assyria” başlıklı teziyle aldı. Orientalism and Visual Culture: Imagining Mesopotamia in Nineteenth-Century Europe kitabı ile 19. yüzyıldan günümüze arkeoloji ve fotoğrafın tarihsel, işlevsel ve kavramsal ilişkisini seçiçi ve eleştirel bir bakışla sunan Photography and Archaeology kitabının yazarıdır.


2. OTURUM
Moderatör: Prof. Dr. Felix Pirson, Alman Arkeoloji Enstitüsü



Bonn, Köln, Münih ve Cambridge’te Klasik Arkeoloji, Eski Çağ Tarihi ve Sanat Tarihi eğitimi alan Felix Pirson, Münih Üniversitesi’nde, Vezüv Dağı’nın eteklerinde yer alan şehirlerin konut mimarisi üzerine doktora yaptı. Alman Arkeoloji Enstitüsü Roma Departmanı ve Cottbus Teknik Üniversitesi’nde görev aldı; 2000’de, Leipzig Üniversitesi Klasik Arkeoloji Enstitüsü’nde yardımcı doçent oldu. Aynı üniversitede, antik sanatta savaş ve dövüş resimleri konulu doktora sonrası çalışmasını tamamladı. 2006’dan bu yana Alman Arkeoloji Enstitüsü İstanbul Şubesi’nin direktörlüğünü yürüten Pirson, aynı zamanda Bergama Kazısı’nın başkanlığını yapıyor. Leipzig Üniversitesi’nden fahri profesörlüğü olan Pirson’un araştırma alanları arasında, antik şehircilik, Bergama, Vezüv Dağı’nın eteklerindeki şehirlerin arkeolojisi ile savaş görüntüleri ve şiddet bulunuyor.

“Sertleşen Osmanlı Bürokrasisi: Hürmüz Rassam’ın 1880’lerdeki Faaliyetleri ve Eserlerin Paylaşımı”
Konuşmacı: Yrd. Doç. Gül Pulhan, Koç Üniversitesi, Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü



19. yüzyılın son çeyreği, günümüz Türkiye’sindeki arkeoloji çalışmalarında etkisini hâlâ sürdüren, Osmanlı arkeoloji bürokrasisi zihniyeti ve mekanizmalarının oluşmaya başladığı dönemdir. Yabancılara verilen kazı izinlerinin ötesinde, kazıların takibi, kazı temsilcilerinin görevleri, arkeolojik buluntuların paylaşımı ve eserlerin Müze-i Hümayun’a gönderilmesi gibi konu ve kaygılar bürokrasinin kayıtlarına yansımıştır. British Museum adına Osmanlı topraklarında kazı ve araştırmalar yapan Hürmüz Rassam’ın, 1877-1883 yıllarındaki faaliyetleriyle ilgili Dışişleri Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Musul Mutasarrıflığı ve Bağdat Valiliği arasındaki bir dizi yazışma ve kazı buluntularının paylaşımını gösteren bir cetvel, Osmanlı’nın arkeolojik tercihleri hakkında ipuçları veren ilginç bir kesit sunmaktadır.

Gül Pulhan, Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü’nden lisans, İstanbul Üniversitesi Protohistorya ve Ön Asya Arkeolojisi Bölümü’nden yüksek lisans, Yale Üniversitesi Yakın Doğu Arkeolojisi Programı’ndan M.Phil. ve doktora dereceleri aldı. “On the Eve of the Dark Age: Qarni-Lim’s Palace in Tell Leilan, Syria” başlıklı doktora tezi, Eski Babil Dönemi’ne ait bir sarayın işlevsel ve tarihsel analizidir. Hâlen Koç Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü’nde Yrd. Doç. olarak çalışmaktadır ve Anadolu Medeniyetleri ve Kültürel Miras Yönetimi yüksek lisans ve doktora programlarının koordinatörüdür. Pulhan, Irak’ta kültürel mirasın tahribi konusunda pek çok konferans verdi ve yayın yaptı; ayrıca, Irak Dünya Mahkemesi’nde kültürel miras alanından sorumlu oldu. 2004’te İstanbul’da gerçekleştirilen “A Future for Our Past: Redefining the Concept of Cultural Heritage and Its Protection” adlı uluslararası sempozyumun düzenleyicileri arasında yer aldı. 2009’dan bu yana Ilısu Baraj Gölü altında kalacak olan Batman, Gre Amer höyükte kurtarma kazılarını yönetmektedir. 2010’da UNESCO Milli Komisyonu’nda ihtisas komitesi üyeliğine seçilmiştir. Araştırma alanları Kuzey Mezopotamya Bronz Çağları, Yakın Doğu Arkeolojisi tarihi ve politikaları, Müzecilik ve Kültürel Miras Yönetimi’dir.

“Tarih, Arkeoloji ve Kıbrıs Arkeoloji Müzesi”
Konuşmacı: Prof. Dr. Suna Güven, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Mimarlık Tarihi Bölümü



Müze, yalnızca ortaya çıkan eski eserlerin sergilendiği bir yer değildir; nesneleri mekânsal ve zamansal sınırlar içerisinde kurgulayarak tarih yazar. Bu konuşmada, Kıbrıs Arkeoloji Müzesi’ne odaklanarak kazılardan çıkan eserlerin nasıl bir süreçte değerlendirildikleri tartışılacak ve bu kapsamda öne çıkan kimlik ve aidiyet sorunlarına değinilecektir.

Suna Güven, Mimarlık Tarihi alanında Wellesley College ile Cornell Üniversitesi’nde eğitim almıştır. 1985’ten bu yana Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde öğretim üyesidir; ayrıca, uzun yıllar Mimarlık Tarihi Anabilim Dalı başkanlığı yapmıştır. Özellikle Roma mimarlığı konusunda çok sayıda yayını bulunmaktadır.


3. OTURUM
Moderatör: Yrd. Doç. Gül Pulhan, Koç Üniversitesi, Arkeoloji ve Sanat Bölümü



“Eski Çağ Yerleşmeleri ve Anıtları Üzerindeki Çalışmaların Anadolu Tarihi Yazımına Katkısı”
Konuşmacı: Prof. Dr. Mustafa H. Sayar, İstanbul Üniversitesi, Eski Çağ Tarihi Anabilim Dalı



Eski Çağ yerleşmeleri ve anıtları üzerinde 19. ve 20. yüzyılda yapılan çalışmaların Anadolu arkeolojisine olduğu kadar Anadolu Eski Çağ Dönemi tarih yazımına da büyük katkısı olduğu, özellikle geçen yüzyılın ortalarından itibaren sıklıkla yazılmaya başlanan Anadolu tarihi konulu makale ve kitaplardan anlaşılmaktadır. Söz konusu çalışmalar, Eski Çağ dönemi yerleşmelerinde yapılan kazılar ile bir ören yerinde veya geniş coğrafi alanlarda yüzeyde görülebilen anıtlara yönelik araştırmalardır. Bu çalışmalarda gün ışığına çıkarılan yapılar ve bunlarda bulunan çeşitli günlük kullanım eşyası ile sanat eserleri ve adak eşyalarının yanı sıra elde edilen çok sayıda yazılı belge, Anadolu tarihi hakkındaki birçok bilginin gözden geçirilmesine zemin hazırlamış ve doğru olduğu zannedilen birçok veri ve tarihi olayın yeniden sorgulanmasına yol açmıştır. Konuşma kapsamında, Anadolu tarih yazımına yön veren yazıtlı buluntuların yorumlarından ve Anadolu Eski Çağ tarihi coğrafyası yönünden yeni yerleşme yerlerini değerlendiren çalışmalardan örnekler verilerek, tarih yazımının ulaştığı boyut anlatılmaya çalışılacaktır.

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Eski Çağ Tarihi Öğretim Üyesi Mustafa H. Sayar, 1979-1984 yıllarında İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde görev yaptı. Viyana Üniversitesi’nde, Eski Çağ tarihinde Marmara Ereğli’sinin antik yazıtları ve coğrafyası konulu teziyle 1989’da doktor unvanını alan Sayar, 2003’te profesör oldu. Çalışma alanları Trakya ve Çukurova tarihi, coğrafyası ve yerleşim arkeolojisinin yanı sıra Marmara Bölgesi, Anadolu, Yakın Doğu Eski Çağ kültür ve din tarihi ile bölgelerarası kültürel iletişim üzerine yoğunlaşmakta ve bu konularda yayımlanmış üç kitabı ve çok sayıda makalesi bulunmaktadır. Hâlen, Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi (ICOMOS) Milli Komite üyesidir ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Güneydoğu Avrupa Araştırmaları Merkezi’nin müdürlüğünü yürütmektedir.

“Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Çağdaşlaşma Sürecinde ‘Batıcılık’, ‘Pan-Türkizm’, ‘Anatolizm’ ve Arkeoloji”
Konuşmacı: Prof. Dr. Mehmet Özdoğan, İstanbul Üniversitesi, Prehistorya Anabilim Dalı



Batı’da arkeoloji, çağdaş düşünce sisteminin yapı taşlarından biri olarak gelişmiştir. Zaman boyutu olmayan geçmişin yerine zaman ölçeği, inanılan geçmişin yerine sorgulanan, kanıtlanması gereken ve verilerin sınıflandırılması gibi açılımlar getirmiştir. Avrupa’da, Tevrat arkeolojisi, klasik arkeoloji, Paleolitik arkeoloji, ulusal arkeoloji, antropolojik arkeoloji gibi farklı alanlar olarak gelişen arkeoloji, 19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’na Batılılaşma paketinin bir parçası olarak girmiştir. Ancak Osmanlı aydınları, Batı’da ağırlık kazanan “Grecism” (Yunanlaştırma) etkisi ile sadece klasik arkeolojiyi alıp diğer alanları göz ardı etmiştir. Bu nedenle Osmanlı arkeolojisi, bir anlamda geçmişe belirli bir kültürel/dönemsel seçicilik getirmiş; örneğin, kendi ulusal geçmişini arkeoloji kapsamında görmemiştir. Erken Cumhuriyet dönemine damgasını vuran farklı akımların varlığına karşın, arkeolojide “Anatolizm” ağırlık kazanmış, oluşum sürecindeki diğer ulus devletlerden farklı olarak Anadolu’nun geçmişi tümü ile benimsenmiştir.

1963’te İstanbul Üniversitesi Prehistorya Kürsüsü’nde eğitim almaya başlayan Mehmet Özdoğan, Halet Çambel, Kurt Bittel, Robert J. Braidwood gibi kendi alanlarında dünyaca ünlü bilim insanlarının öğrencisi oldu; Prehistorya’nın yanı sıra Ön Asya Kültürleri ile Fiziki Coğrafya sertifikalarını da aldı. 1994’te profesör oldu, 2010’da Emeritus Profesör unvanı aldı. Neolitik olarak bilinen besin üretimine dayalı yerleşik yaşam biçiminin ortaya çıkışı ve Avrupa’ya aktarım modelleri üzerinde uzmanlaştı; bu bağlamda, başta Çayönü, Mezraa Teleilat, Yarımburgaz, Aşağı Pınar kazılarını gerçekleştirdi. Hâlen çalışmalarını Trakya, Kırklareli bölgesinde sürdürmekte olan Özdoğan’ın diğer uzmanlık alanları arkeoloji politikaları, arkeolojinin düşünsel yapısı, İstanbul’un tarihöncesi kültürel miras yönetimi ve jeoarkeolojidir. Yayımlanmış 14 kitabı ve birçok makalesi vardır.
PAYLAŞ
TAKVİME EKLE