Orman Yürüyüşleri:
Silva Memoriae / Ormanın Hatırladıkları
Burçin Çıngay
1 Mart – 15 Mart 2026
Belgrad Ormanı’ndan fotoğraf: Ali Rıza Bilginer, 2002
Flora Araştırmaları Derneği’nin izniyle
Flora Araştırmaları Derneği’nin izniyle
Bu son şansımız mı? gösterim programının müşterek yaşam alanları olarak ormanları odağına alan 2026 seçkisi kapsamında, biyolog Burçin Çıngay rehberliğinde orman yürüyüşleri düzenleniyor.
Program, ormanları insanın doğrudan ya da dolaylı müdahaleleriyle şekillenmiş birer bellek alanı olarak ele alır. Orman, burada sabit bir arka plandan ziyade insan baskılarını kaydeden, bunlara tepki veren ve çoğu zaman sessiz ama güçlü karşılıklar üreten canlı bir ekosistem olarak düşünülür. Yürüyüşlerin odak noktası, insan eliyle yapılan müdahalelerin ormanda bıraktığı izlerdir: Kesilen ağaçlar, parçalanmış habitatlar, yollar, altyapılar, rekreasyon alanları, artan gürültü, azalan türler ve fark etmeden çizdiğimiz sınırlar… Tüm bunlar çoğu zaman büyük felaketler kadar çarpıcı görünmese de ormanın işleyişini, yenilenme kapasitesini ve farklı yaşam formları arasındaki dengeleri derinden etkiler.
Bu tanıdık ama görünmez örüntülerin izini süren Silva Memoriae, katılımcıları ormanda “daha fazla bilgiyle” değil, daha dikkatli bir bakışla yürümeye davet eder; dikkati büyük ve gösterişli olandan ziyade ekosistemi ayakta tutan sessiz ortaklara yöneltmeyi amaçlar.
Herkese açık ve ücretsiz programın dili Türkçe’dir. Her bir yürüyüş için katılım 20 kişiyle sınırlıdır; Salt Galata önünden hareket edilecek ve program sonunda yine Salt Galata’ya ulaşım sağlanacaktır. Kayıt için tıklayın.
PROGRAM
Aydos Ormanı
1 Mart Pazar, 12.00-17.00
İstanbul’un Anadolu Yakası’nda yer alan Aydos Ormanı, doğal meşe ağırlıklı orman yapısını büyük ölçüde koruyabilmiş alanlardan biridir. Ancak kesim faaliyetleri, orman içi yollar ve parçalanma süreçleri, bu doğal yapıyı dönüştürmektedir. Bu yönüyle alan, insan kaynaklı etkilerin kalıcı ve zamana yayılan izlerini gözlemlemeyi mümkün kılar. Yürüyüş parkurları genel olarak kolay–orta zorluk düzeyindedir; belirgin eğimler sınırlıdır ve farklı yaş grupları için erişilebilir bir rota sunar. Mart ayında, orman altı florasında erken çiçeklenen otsu türler, mantarlar, yosunlar ve likenler gözlemlenebilir. Ayrıca meşe topluluklarıyla ilişkili böcek faunası, yerleşik kuş türleri ve ölü odun ekosistemleri, “biyoçeşitlilik” kavramını sahada tartışmak için güçlü örnekler sunar.
Belgrad Ormanı
15 Mart Pazar, 12.00-17.00
Belgrad Ormanı, İstanbul’un en bilinen ve en yoğun kullanılan doğal orman alanıdır. Bu özelliğiyle, özellikle koruma–kullanma gerilimi, rekreasyon baskısı ve yönetim pratiklerinin orman ekosistemi üzerindeki etkileriyle ilgili meseleleri gündeme getirir. Yangın tehdidi çoğu zaman görünür olmasa da, yoğun insan faaliyeti ve altyapı ile birlikte bir risk alanı oluşturmaktadır. Yürüyüş parkurları kolay–orta zorluk düzeyindedir ve belirgin patikalar üzerinden ilerlenir. Mart ayında, yapraklanma henüz başlamadığından yaşlı ağaçlar, alt tabaka kayıpları, toprak yapısı ve ölü odun daha görünür hâle gelir. Kuş gözlemleri, erken dönem böcek faunası ve nemli mikrohabitatlar, Belgrad Ormanı’nı erişilebilir ama eleştirel bir saha hâline getirir.
Burçin Çıngay, bitki sistematiği, ekolojisi ve koruma biyolojisi alanlarında çalışan uzman biyolog. Lisansını Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Biyoloji Bölümü’nde, yüksek lisansını aynı üniversitenin Fen Bilimleri Enstitüsü’nde botanik alanında tamamladı. Royal Botanic Garden Edinburgh’da bitki tanıma ve bahçecilik eğitimi aldı. Akademik kariyerine 2008 yılında İstanbul’daki Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi’nde Herbaryum Görevlisi olarak başlayan Çıngay, 2010-2025 yıllarında aynı kurumda Bilim Bölümü Başkanı ve Herbaryum Küratörü olarak görev yaptı. Yurt içi ve yurt dışında yayımlanmış birçok yayını bulunan Çıngay, TÜBİTAK, TAGEM ve BAP gibi kurumlar tarafından desteklenen bilimsel projelerde yer almış; çeşitli kamu kuruluşlarının yürüttüğü araştırmalara katkıda bulunmuştur. Hâlen Resimli Türkiye Florası projesinde araştırmacı ve yazar olarak görev yapmakta; Flora Araştırmaları Derneği Genel Sekreteri olarak çalışmalarını sürdürmektedir.
Program, ormanları insanın doğrudan ya da dolaylı müdahaleleriyle şekillenmiş birer bellek alanı olarak ele alır. Orman, burada sabit bir arka plandan ziyade insan baskılarını kaydeden, bunlara tepki veren ve çoğu zaman sessiz ama güçlü karşılıklar üreten canlı bir ekosistem olarak düşünülür. Yürüyüşlerin odak noktası, insan eliyle yapılan müdahalelerin ormanda bıraktığı izlerdir: Kesilen ağaçlar, parçalanmış habitatlar, yollar, altyapılar, rekreasyon alanları, artan gürültü, azalan türler ve fark etmeden çizdiğimiz sınırlar… Tüm bunlar çoğu zaman büyük felaketler kadar çarpıcı görünmese de ormanın işleyişini, yenilenme kapasitesini ve farklı yaşam formları arasındaki dengeleri derinden etkiler.
Bu tanıdık ama görünmez örüntülerin izini süren Silva Memoriae, katılımcıları ormanda “daha fazla bilgiyle” değil, daha dikkatli bir bakışla yürümeye davet eder; dikkati büyük ve gösterişli olandan ziyade ekosistemi ayakta tutan sessiz ortaklara yöneltmeyi amaçlar.
Herkese açık ve ücretsiz programın dili Türkçe’dir. Her bir yürüyüş için katılım 20 kişiyle sınırlıdır; Salt Galata önünden hareket edilecek ve program sonunda yine Salt Galata’ya ulaşım sağlanacaktır. Kayıt için tıklayın.
PROGRAM
Aydos Ormanı
1 Mart Pazar, 12.00-17.00
İstanbul’un Anadolu Yakası’nda yer alan Aydos Ormanı, doğal meşe ağırlıklı orman yapısını büyük ölçüde koruyabilmiş alanlardan biridir. Ancak kesim faaliyetleri, orman içi yollar ve parçalanma süreçleri, bu doğal yapıyı dönüştürmektedir. Bu yönüyle alan, insan kaynaklı etkilerin kalıcı ve zamana yayılan izlerini gözlemlemeyi mümkün kılar. Yürüyüş parkurları genel olarak kolay–orta zorluk düzeyindedir; belirgin eğimler sınırlıdır ve farklı yaş grupları için erişilebilir bir rota sunar. Mart ayında, orman altı florasında erken çiçeklenen otsu türler, mantarlar, yosunlar ve likenler gözlemlenebilir. Ayrıca meşe topluluklarıyla ilişkili böcek faunası, yerleşik kuş türleri ve ölü odun ekosistemleri, “biyoçeşitlilik” kavramını sahada tartışmak için güçlü örnekler sunar.
Belgrad Ormanı
15 Mart Pazar, 12.00-17.00
Belgrad Ormanı, İstanbul’un en bilinen ve en yoğun kullanılan doğal orman alanıdır. Bu özelliğiyle, özellikle koruma–kullanma gerilimi, rekreasyon baskısı ve yönetim pratiklerinin orman ekosistemi üzerindeki etkileriyle ilgili meseleleri gündeme getirir. Yangın tehdidi çoğu zaman görünür olmasa da, yoğun insan faaliyeti ve altyapı ile birlikte bir risk alanı oluşturmaktadır. Yürüyüş parkurları kolay–orta zorluk düzeyindedir ve belirgin patikalar üzerinden ilerlenir. Mart ayında, yapraklanma henüz başlamadığından yaşlı ağaçlar, alt tabaka kayıpları, toprak yapısı ve ölü odun daha görünür hâle gelir. Kuş gözlemleri, erken dönem böcek faunası ve nemli mikrohabitatlar, Belgrad Ormanı’nı erişilebilir ama eleştirel bir saha hâline getirir.
Burçin Çıngay, bitki sistematiği, ekolojisi ve koruma biyolojisi alanlarında çalışan uzman biyolog. Lisansını Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Biyoloji Bölümü’nde, yüksek lisansını aynı üniversitenin Fen Bilimleri Enstitüsü’nde botanik alanında tamamladı. Royal Botanic Garden Edinburgh’da bitki tanıma ve bahçecilik eğitimi aldı. Akademik kariyerine 2008 yılında İstanbul’daki Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi’nde Herbaryum Görevlisi olarak başlayan Çıngay, 2010-2025 yıllarında aynı kurumda Bilim Bölümü Başkanı ve Herbaryum Küratörü olarak görev yaptı. Yurt içi ve yurt dışında yayımlanmış birçok yayını bulunan Çıngay, TÜBİTAK, TAGEM ve BAP gibi kurumlar tarafından desteklenen bilimsel projelerde yer almış; çeşitli kamu kuruluşlarının yürüttüğü araştırmalara katkıda bulunmuştur. Hâlen Resimli Türkiye Florası projesinde araştırmacı ve yazar olarak görev yapmakta; Flora Araştırmaları Derneği Genel Sekreteri olarak çalışmalarını sürdürmektedir.