JOAN JONAS

(1936, New York doğumlu. New York’ta yaşıyor ve çalışıyor.)

Joan Jonas, 1960’lı ortalarında performans sanatının en önemli isimlerindendi. Bu dönem boyunca dans, modern tiyatro, Japon Noh ve Kabuki tiyatrolarının gelenekleri ile görsel sanatlara özgü ögeleri birleştirerek uzamsal ve algısal olguları inceledi. Yeni video kamera teknolojileri sayesinde kaydetme ve kaydedileni izlemenin kolaylaştığı, kamera fiyatlarının ekonomikleştiği 1970’li yılların başında video üretimine başladı. Bu yeni mecranın sunduğu imkânlarla Jonas, edebiyat ve tiyatrodan hareketle videoyu, performans dokümantasyonunun ötesine geçen bir araç olarak kullandı. Sorgulamalarını ritüelleşmiş jestlere özel
bir söz dağarcığı, kendi kendini inceleme ve kadın jestleri ile sembollerinin kişisel ve kültürel semiyotiğine ilişkin çalışmalar üzerinden yürüttü.

Jonas’ın Vertical Roll [Dikey Kayma] (1972) adlı işi, yapısal olarak gayet basittir: Ekrandaki TV seti çekimi kaynaklı yatay bir şerit, tekdüze bir vuruşun çıkardığı hipnotize edici sesle akan planlar arasındaki geçişleri işaret eder; bu sırada Jonas, yine 1972 yapımı teatral performansı Organic Honey’den alıntılar sunar. Çoğunlukla uzamsal bir yıkıcılıkta kurgulanmış
bu performansların tamamı, 20 dakikalık video boyunca ekranda dikey bir şekilde akıp duran bir rulo film temelinde yapılandırılmıştır. Sürekli tekrarlanan siyah yatay şerit ile art arda atlayan kadrajlar, öznellik ve nesnellik arasında bir gerilim yaratarak izleyici hem yüzleşmeye hem de mesafe almaya yönlendirir. Jonas, 1983’te performansları üzerine şunları söylemiştir: “…tüm performanslarım, bir açıdan imgenin bir metafor oluşuyla ilgilidir. İmgede, başka hiçbir şeye tercüme edilemeyen bir his var. İmge bu hissi barındırır. Sanatçı kendisini, içinden enformasyon geçen bir mecra olarak görür.”

Bir sekansta, sanatçının sadece gövdesinin, kalçasına doğru sırtının ve göğsünün yakın plan çekimi yapılarak bedeni parçalara ayırılır. Dikey kayma boyunca tekrarlanan görüntüler, erkek fantezisinde algılandığı şekliyle kadın kavramına vurgu yapar. Videonun son anlarında Jonas, şiddetli şekilde akan ekranda izleyici ile yüz yüze gelir. Böylece uzamsal ve metaforik parçalanmayla birlikte kendi üzerine düşünme olasılığı ile farkındalığın dozu artar.
PAYLAŞ
TAKVİME EKLE