JOSEPH KOSUTH

(1945, Toledo doğumlu. New York ve Roma’da yaşıyor ve çalışıyor.)

“Bugün bir sanatçı olmak, sanatın doğasını sorgulamak anlamına gelir. Resmin doğasını sorgulayan biri, sanatın doğasını sorgulayamaz… Çünkü ‘sanat’ kelimesi genel, ‘resim’ kelimesi ise özeldir. Resim bir sanat dalıdır. Resim yapıyorsanız, sanatın doğasını (sorgulamıyor) hâlihazırda kabul ediyorsunuz demektir.” Joseph Kosuth (1969)

Sanatçı, eğitmen ve yazar Joseph Kosuth, 1969 tarihli “Art After Philosophy” adlı denemesinde, sanat tarihine özgü geleneksel söylemin geçersizleştiğini belirterek, sanata kültürel önemi ile “sanat” statüsünü kazandıran anlamların köklü bir biçimde sorgulanmasını önerdi. Bir soru olarak sanatın işlevi, ilk kez sanatçı Marcel Duchamp tarafından gündeme getirilmişti. Dilin formundan ziyade ne söylenmekte olduğuna, “görünüş” yerine “kavramsallaştırma”ya odaklanılmaya başlanmıştı. Kosuth, Duchamp’tan sonra sanatçıların, sanatın doğasını ne ölçüde sorguladıkları ve sanat kavramına yaptıkları katkılar üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Kosuth’un Art as Idea as Idea (1966) adlı serisi, sanat eseri ve kavramı ile bu kavramın bir nesne, bir fotoğraf ya da sözlük tanımının temsili arasındaki önemli ayırıma dikkat çeker. Bu, sanat yapma fikri olarak sanatın doğası ve anlam kazandığı bağlam içerisinde sanat nesnesine ilişkin eleştirel bir görüş ortaya koyar. Kosuth, 1969-1974 yıllarında gerçekleştirdiği The Second Investigation [İkinci İnceleme] adlı işinde ise, Roget’s Thesaurus’un (1852) “The Synopsis of Categories” bölümünden yararlanır. İngiliz doktor ve dilbilimci Peter Mark Roget’in kaleme aldığı yayın, ayrıntılı bir İngilizce eşanlamlı kelime ve deyimler sözlüğüdür. İngilizce konuşan toplumlar için en önemli sınıflandırma sistemlerinden biri olarak nitelendirilen Roget’s Thesaurus, Kosuth için dünyanın taksonomik bir tanımlaması gibidir. Kamusal medya malzemelerini kullanması, sanatçıya kendi tabiriyle biçimci sanattan sıyrılma olanağını tanımıştır: “Dışavurumcu bir kompozisyonla karıştırılabilecek biçimci bileşenler olmaksızın sanat yapmanın bir yolunu bulduğumu hissediyorum. Dışavurum fikirde yatar, biçimde değil; biçimler yalnızca fikre hizmet eden aracılardır.” (1970) Bu yaklaşımdan hareketle Kosuth’un sanat düşüncesi, kamusal medyanın kullanımı ile dünyanın her yerine yayılmaktadır.
PAYLAŞ
TAKVİME EKLE